Etiket Arşivi: amatör sex hikayeleri

Almanyadaki teyzemi zorla siktim

Merhaba değerli  sex hikayeleri  okurları    18 yaşımı yeni bitirmiştim ehliyetimi aldığım gündü öğleden sonra eve dönüyordum çok sevinçliydim sıra araba almaya gelmişti ama babama nasıl aldıracaktım o düşüncelerle evin önüne geldiğimde son model yabancı plakalı simsiyah bir BMW gördüm arabayı şöyle biraz inceledikten sonra evin kapısını çaldım kapı açıldı bu ne lan dedim içimden porno yıldızları gibi taş gibi bi karı birbirimize bakakaldık minnacık eteği askılı badisi sütyen yoktu içinde göğüslerinin ucu görünüyordu ewin içinde ince yüksek topuk terliklerle dolaşan tam bir orospu kimki bu kaltak diye düşünürken annem belirdi kapıda gel hakan gel bebeğim bak kim geldi almanya dan teyzen arzu dedi teyzemmi bu kaltak fahişe görünümlü karı benim teyzemmiydi olamaz dedim içimde ama bu arada onu ilk gördüğümde yarrağım taş gibi olmuştu arzuu birden sarıldııı sımsıkı göğüsleri vucuduma baskı yapıyordu mis gibi kokuyordu sürtük canım yeğenim hakanım deyip ıslak ıslak öptü yanaklarımdan ben kafamı çekmek isterken bir ara o ıslak dudakları dudaklarıma sürttü rujunun tadı muhteşemdi ama hala kızıyordum bu kaltak bu sürtük bu fahişe görünümlü kadın benim teyzem olamazdı neyse içeri geçtik sohbet sual sorgu muhabbet yemek derken akşamı yaptık ve yattık ertesi sabah kahvaltıdan sonra teyzem arzu abla hakanla biz çarşıya inelim biraz dolaşalım alış veriş yapıcam dedi ben tam yok benim işim var diycekken tamam kızım sen burda olduğun sürece hakan sana refakat edecek dedi anneme kızdım içimden bana söz hakkı bırakmamıştı neyse teyzem içeri geçti hazırlanmaya yaklaşık 45 dakka sonra bu içerden bi çıktı olmaz böyle bişi o minnacık eteği resmen dizlerinin iki karış üzerindeydi üzerindeki kısa bady den hem göğüsleri fırlıyor hemde göbeği açıktaydı salondaki çekyattan bişi almak için önümde eğilmesiyle götünün yanakları eteğinin altından göründü götünün yanaklarının arasına inceceik varla yok arasında simsiyah bişi vardı tangası götünün arasına girmişti yarrağım aniden kazık gibi oldu kendime kızdım yarrağıma bi tokat vurdum ne oluyoruz lan dedim kendi kendime ve dayanamayıp ohaaa bu ne lan bu ne biçim giyinmek çarşıda sen beni elaleme rezilmi edicen dedim teyzem domalmış vaziyette omuzlarının üzerinden dönüp gülümsedi ve ablaa bu çocuk çok mutasıp diye bağırdı alaycı bir şekilde ve şuh bir kahkaha attı annemde evet öyledir ama haksızda değil hani kızım bu ne hal dedi arzu anneme aman boş ver ablaa dünyaya bir kere geliyor insan tadını çıkarmalı nimetlerinden yararlanmalı dedi ve elimden tuttuğu gibi beni çekiştirerek evden çıktık çıkar çıkmaz mahalleden arkadaşlarla karşılaştık herifler aç kurtlar gibi teyzeme arzuya bakıyolardı sinirlendim hiç bişi demeden geçtik arabaya tayzem arabaya oturunca etek dahada sıyrıldı tam bir kaltak yaa hiç toparlanmadı bile resmen tangası görünüyordu sürtüğün elimde olmadan gözlerim kayıyordu yarrağım kazık gibi olmuştu kendime kızıyordum insan teyzesinden etkilenirmi teyzesine yarrağı kalkarmı ama bende haklıydım onu teyze gibi görmüyordum hayatımda ilk defa gördüğüm seksi bir orospu gibiydi benim için neyse çarşıya gittik alış veriş yaptık gezdik dolaştık bana bir sürü şeyler aldı ben istemediğim halde bir sürü şey aldı bu arada tüm çarşı arzuyu sikecek gibi bakıyordu ona oracıkta tecavüz edecek gibi bakıyorlardı çok zoruma gitti sürekli içimden teyzeme küfürler savuruyordum amına kodumun kaltağı onun yüzünden hiç istemediğim durumlara düştüm yanımdaki kıza kadına fahişe bile olsa kimse bakamazdı bende heriflere pis pis bakıyordum neyse işlerimiz halledip arabanın başına döndük teyzem bana hakancım arabayı sen kullan öğrendiğime göre ehliyetini yeni almışsın dedi içim gitti birden ama yok dedim çarparız marparız boş ver dedim saçmalama canımcım senden önmelimi tatlı erkeğim dediii sinir olmuştum ahhh sen benim teyzem olmıycaktınki seni o simsiyah saçlarından tutup at siker gibi götten sikerdim ama dua et ki teyzemsin dedim içimden olmaz dedim ben kullanmıycam dedim geç ulan direksiyona zibidi beni hasta etme dedi şok olmuştum neyse zorlada olsa geçtim direksiyona otomatik bir arabaydı bilmiyordum doğru dürüst kullanmasını bana tarif etti çalıştırıp yola çıktık çok korkuyordum ya bişi olursa sürtersem diye ama kolaymış otomatik araba kullanmak direksiyon hariç her şeyi kendi ayarlıyordu bu arada teyzem arkasına yaslanmış koltukta yayılmıştı amının kabarıklığı görünüyordu yarrağım yine kazık gibi olmuştubacaklarını aralayıp kapıyordu hızlı bir müzik açtı başladı oturduğu yerde tepinmeye dans etmeye kollarını havaya kaldırdıkça uçları hariç tüm göğüsleri görünüyordu onu oracıkta sikmemek için kendimi zor tuttum ewe geldik teyzem ben duş alıcam dedi duşa geçti bende kanepede uzandım teyzem minnacık bir havluyla duştan çıktı bana baktı bende ona bakıyordum göz göze geldik kaltak öyle bi baktıki boşalıcam sandım neyse ben dışarı çıktım arkadaşlarla buluştum arkadaşlar kimdi yanındaki afet bu gün sizi gördük dediler bende doğru konuşun lan o benim teyzem dedim keşke bizimde öyle teyzemiz olsa ne biçim tam sikmelik deyince kavga çıktı yumruğu geçirdim sinana sonra olay büyüdü birbirimize girdik gözümün üstüne feci bir yumruk yemiştim gözüm mosmor oldu gece geç vakit ewe geldim herkes yatmıştı bende odama geçip yattım sabah teyzem arzunun şarkı söylemesiyle uyandım kapıyı açtı kalk hadi uykucu diye yanıma geldi beni gıdıklamaya başladı ben gözümü saklamaya çalışıyordum vucudunu üzerime yasladı göğüsleri sürtünüp duruyordu ben kafamı gözümü saklamaya çalışıyordum bir ara nefessiz kaldım ona doğru döndüğümde ne oldu sana diye çığlık attı sus annemler duymasın dedim yok onlar gittiler ewde yalnızız söyle bakayım ne oldu dedi söylemek istemedim söyle diyorum ne oldu diyince iyice sinirlendim ne olacak senin yüzünden oldu dedim olayı anlattım ve haklılar sürtük gibi kaltak gibi giyiniyorsun dedim bana sertçe bakıp insan teyzesi için böyle konuşurmu dedi bende ne teyzesi orospu diye bağırdım şen bir kahkaha attı çok ayıp teyzeye söylenmez böyle deyince sikerim böyle teyzeyi diye bağırdım hıhhh nerde sende o yarak nasıl sikeceksin ki deyince çıldırmışım gözüm hiç bişi görmedi elimi atıp yatağa fırlattım gel buraya kaltakkk diye bağırdım üzerindeki gömlek yırtıldı göğüsleri fırladı sallanıyordu dipdiri iri göğüsleri dur yapma sen çıldırdınmı tayzenim diye bağırıyordu amına korum lan ben böyle orospu teyzenin deyip arkasına geçtim zaten yarrağım kazık gibi semsertt olmuştu önümde domalttım kaltağı eteği kaldırdım götünün arasına girmişti tangası yine yarrağımı sürtmeye başladım bu almanca bişiler diyodu kesin küfrediyordu tangasını çıkarmadan çektim elimde kaldı yırtıldı yarrağı amının dudakları arasına sürtmeye başladım birden bastırınca o semsert kazık gibi yarrak bunun amına dalıvardi hayrat ettim amı sırılsıklamdı ohhhhhhhhhhhhhhhhh dedi ne o hoşunamı gitti amına kodumun kaltağı dedimmm hayvan heriffffffff hayvansın sen ben senin teyzenim diye inliyordu ben arkdan amna sokup çıkardıkça göğüsleri sallanıyorduuu bir ara baktım ellerini yatağa geçirmiş yatağı çarşafı sıkıyordu devam ettim amının en derin yerine girmek için sertçe sokup çıkarıyordum yarrağı almanca bişiler söylüyordu altımda kıvranıyordu bir ara kalçalarını oynatarak bana ittirdiğini farkettim dahada azdım kudurdum sürtük fahişeeeeeeee diye bağırdımmm yarrağımı amının içinde yılan gibi oynatıyordum amının içi yanıyordu yarak arsızı fahişenin elerimle belinden yakaladım kendime çekekrek sikmeye devam ettim ama daha çok girmek istiyordum yatağa dayadığı iki elini alıp belinde birleştirdim atın yuları gibi tutup iki elinden kendime çekerek yarrağı amına bastırıyordum inlemeye çığlıklar atmaya başladııı başını sağa sola salladıkça o kömür karası saçları dalga şeklinde savruluyordu hayvan herifffff hayvannnnnnnnnnn puşt pezevenkkkk teyze böylemi sikilirrrrrr pislik diye bağırdıkça ben daha çok azıp daha sert sokuyordum yarrağı amınaaa tirtir titremeye kasılmaya başladııı bende titriyordum boşalmak üzereydim dayanamadımmm amının içine boşalmaya başladımmm arzu inim inim inliyordu çığlıklar atıyordu amının içine tamamen boşaldım yorgun düşüp yatağa uzandık ikimizde geldiğinden beri yaptığı her hareketin giydiği tüm kıyafetlerin öcünü almıştım amına kodumun karısından 5 dakka sonra kalktım hemen odama geçip giyindim dışarı çıktım akşama kadar sokaklarda dolaştım akşam eve geldiğimde kapıyı kaltak orospu teyzem açtı dudaklarıma yumuldu ıslak ıslak öptü annemim sesiyle irkildim hemen çektim kendimi gel tatlı hakanım gel sana bir süprizimiz var dedi arzuuu içeri geçtim annem hadi yine iyisin teyzenle 10 sene boyunca almanya da yaşıyacaksın dediğinde teyzemin arzu kaltağının gözlerine baktım sinsice gülüyordu hafif kulağıma eğilip bu kaltak bu orospu bu sürtük artık senin karınnnnnnnnn sik sikebildiğin kadarrrrrr

baldızımı yanlışlıkta becerdim

Tatil köyündeki son gecemizdi. Karım ve kocasından bir sene evvel boşanmış olan küçük baldızım gündüz çok yoruldukları için gece klübüne gitme teklifimi rededip yatmaya gittiler. Ben, bir dahaki yaza kadar böyle bir eğlenme fırsatını bir daha bulamayacağımdan, tek başıma Alanya´daki gece klüplerine gitmeye karar verdim. İlk gittiğim diskotek tarzı barda fazla hareket yoktu. Oradan ayrılıp, dışarıdan bakıldığında cıvıl cıvıl görünen sahile yakın bir bara girdim. İçtiğim kaçıncı bardak viski, kucak kucağa dans ettiğim kaçıncı Rus kızıydı hatırlamıyorum. Tur operatörü dönüş vaktimizin geldiğini cep telefonumu arayıp bildirdiğinde, alkolün etkisi ve bütün gece Rus kızlarıyla oynaşmalarım sonucunda birhayli azmıştım. Dönüş için tatil köyünün minübüsünün koltuklarında barda kucağımdan inmeyen kızlardan hiçbirini göremeyince doğrusu hayal kırıklığına uğradım. Barda geçirdiğim azdırıcı saatlerin dışında, bütün gün denizde karımla suyun içinde oynaşırken mütemadiyen kalçalarına sürtünmüş, erkeksizlikten azgın durumda olduğunu bildiğimiz baldızımın kıskanç bakışlarına aldırmadan arsızca flört etmiştik. Kısacası bütün bir gün boyunca aralıksız uyarılmanın hayalarıma yaptığı basıncı ortadan kaldırmanın zamanı gelmiş de geçiyordu.
Oteldeki iki odalı dairemize girer girmez hemen üstümdekileri çıkarmaya başladım. Niyetim kendimi karımın kollarına atmak ve bir an önce cinsel doyuma ulaşmaktı. O güne kadar uykuda bile olsa sevgili karımın beni hiç reddetmemiş olmasının verdiği güvenle, zifiri karanlık odaya daldığım gibi çırılçıplak yatan karımın bacaklarının arasına girdim. Çok hoşuna gittiğini bildiğim gibi ufak tefek kadınımın minik kutusunu yalamaya başladıktan bir iki dakika sonra uyanıp bana katılan karım başımı tutup kadınlığına sıkıca bastırınca, iştahla ağdalanmış cinsel organının dolgun dudaklarını emmeye koyuldum. Teninde alışkın olduğum kokusunun dışında hissettiğim baygın çiçek kokusu bana yeni bir parfüm kullandığını düşündürdü. Karım alışkın olmadığım bir şekilde doğrulup beni yatağa sırtüstü iterek olanca sertliğiyle dikilmiş olan kamışımı hırsla ağzına soktuğunda şaşkınlık ve aldığım zevkin coşkusuyla organımı ağzına gömerken başımı bacak arasına sokup yattığım yerden kadınlığını yalamaya devam ettim. Rutin sevişmelerimizde çok istememe rağmen genellikle yapmaktan kaçındığı oral seks sürprizi beni olduğumdan daha coşkulu hale sokmuştu. Ağzına boşalmamak için kendimi zor tutarken klitorisini bebeklerin meme emmesi gibi emdiğim karım, garip bir sesle inleyerek boşalmaya başladı. Orgazm olurken başımı bacaklarının arasında şiddetle sıkan kadının sakinleşmesi için bir müddet bekledikten sonra beline sarılıp altıma aldım. İçine girdiğimde kalın kamışımı adeta bir fırına sokmuşum gibi hissediyordum. Giriş çıkışlarım sırasında kendini bana yapıştıran arzulu dişi, dudaklarını öpmek için uzandığım anlarda anlaşılmaz bir şekilde başını kaçırıyordu. Aniden beni sertçe yatağa itip ata biner gibi üstüme çıktı. ´´Bu kadına ne oldu bu gece“ diye düşünürken, sevişmenin alışık olmadığım hızı ve içmiş olduğum aşırı içk**en dolayı başım fırıl fırıl dönmeye başlamıştı. Ayaklarının üstünde çömelerek kamışımı her zamankinden çok daha dar hissettiğim deliğine yerleştirdikten sonra kalçalarını hızla indirip kaldırmaya başlayan karımın böyle sevişmeyi nereden öğrendiğinin merakı içindeyken, aldığım zevkin yoğunluğuna dayanamayıp boşaldım. Orgazm sonrası beynimde başlayan uyuşukluk derin bir uykuya dönüştüğü gece boyunca, arada uyanır gibi olduğum anlarda karımın sertliğini koruyan organımın üstünde hala hevesle zıpladığını hissediyordum.
Sabah ışıklarının odayı doldurduğunu farkettiğim dakikalarda oda kapısı çalındı. Yorgun bir uyuşuklukla yataktan kalkarken içinde bulunduğum odanın bizim odamız olmadığını görerek şaşkınlıkla kapıyı açtım. Karşımda dikilen karımla baldızım neşeyle kahvaltıya gideceğimizi söylediklerinde, benim niye baldızımın odasında olduğumu sormam üzerine karım izah etti. Gece sarhoş kafayla kendi odamız diye baldızımın yattığı odaya girip kızın yanına uzanmışım. Baldızım da ben rahatsız olmayayım diye güya hemen bizim odamıza geçip ablasının yanına yatmış. O anda tam karıma ´´ Ama biz seninle gece şey yapmadık mı?“ diyecektim ki kafamda yanan yüz mumluk ampulün ışığında dilimi tuttum. Anlaşılan erkek özlemi içindeki azgın baldızım sarhoş kafayla odaları karıştırma yanlışlığımı kullanıp, bütün gece karımmış gibi benimle düzüşmüştü.
Dönüş yolunda bagajları arabamıza yerleştirirken baldızım bir ara yanıma gelip muzip gözlerini gözlerime dikerek; ´´ Enişteciğim beni bu harika tatile birlikte getirdiğin için sana minnettarım. Gerçekten çok mutlu ettin beni“ deyip yanağıma öpücük kondurdu. İçimin bir hoş olmasına neden olacak kadar teklifsiz bir samimiyetle sarılırken burnuma tıpkı ablasına benzeyen ufak tefek bedeninden yayılan, birkaç saat öncesinden hatırIadığım baygın çiçek kokuları geliyordu

Kocam mapus kime versem diyordum

Merhaba değerli  sex hikayeleri okurları  Kocam mapus damına gireli yedi ay oluyordu. Tek evladının adam öldürmekten yirmi yıla mahkum olmasına dayanamayan kaynanama inme indikten sonra üç ay içinde eriyip muma dönmüş, hasta döşeğinde sesi çıkmaz dizi tutmaz bir durumda neredeyse bütün gün dünyadan bihaber yatıp uyumaktaydı. Ben yirmi yaşında yarı dul kaldığıma mı yanayım, yoksa tıpkı benim gibi yarı dul kalmış olan kayınbabamı mı teselli edeyim bilemiyordum. Kaynata gelin iki göz evde başbaşa kalmış elimizden geldiği kadar bütün işleri paylaşmaya çalışıyorduk. Aslında kayınbabam da henüz genç sayılırdı ki önümüzdeki haziranda kırk iki yaşını dolduracaktı. Evleneli İki yıl olmasına rağmen kocam katil olup mapusa girene kadarki kısa süreli ilişkimizde karnıma döl yüklenememiş, bu sıkıntılı yanlızlığımda bir bebekle avunabilmenin mutluluğundan da mahrum kalmıştı. Ali´nin elini kana bulaması da biraz bu sebepten oldu aslında. Kocamla birbirlerini çocukluklarından beri hiç sevmeyen, aynı sıralarda evlendiğimiz Hacıgillerin Ahmet, köy kahvesinde Ali`yi bu konuda alaya alıp kendisinin karısını ikinci defa şişirdiğini, bunu becerebilmenin bir erkeklik hüneri olduğunu söyleyince Ali; ´´ Bebelerin senden olduğu ne malum lan kavat!.“ diyerek sertçe karsiIik vermis. Ahmet daha ileri giderek; ´´Senin bi bok becereceğin yok. Karını gönder de sevabına onu da sisireyim. Gözleri benim gibi maviş bebeyi kucağına aldığın zaman anlarsın kimdenmiş“ diye karşılık vererek, iyice tozu dumana katmış. Öfkeden deli danalar gibi gözleri dönen Ali, bi koşu eve gelip kaptığı çifteyle geri dönerek, Ahmeti köy meydanında yere sermişti. Neyseki, ağır yaralanan Ahmet kılpayı ölümden kurtuldu. Ali bu olaydan sonra ağır tahrik altında suç işlediği gözönüne alınıp üç yıl hapse mahkum oldu. Ancak benim deli kocam mapusta da rahat durmadı. Cezaevi koğuşunda çıkan kavga sırasında işlenen bir cinayete karışınca onsekiz sene de o olaydan ceza yedi. Eh! bu durumda bizim kavuşmamız da yirmi yıl sonrasına kalmış oluyordu. Yani, ölme eşeğim ölme!..
Akşam vakti ocağa koyduğum yemeği hazır edip sofrayı hazırladım. Çorbasını içirdiğim kaynanam, daha biz sofraya oturmadan hiç kalkamadığı döşeğinde derin uykusuna dalmıştı. Oğlundan bile gençmiş gibi duran kayınbabam tarladan henüz dönmüş, ibrikten döktüğüm suyla elini yüzünü yıkıyordu. Sıvamış olduğu gömleğinin kollarından taşan şişkin pazuları sahip olduğu erkek gücünü gözler önüne seriyor, vücudundan gelen erkek kokusu bana kocamı hatırlatırken, evde bir erkeğin varlığının verdiği güven kendimi iyi hissetmemi sağlıyordu. Yıkanması bitip kurulanması için havluyu uzattığımda, kayınbabam yorgun yüzünde oluşan muzip bir ifadeyle; ´´ Kınalı gelinim her yanım tutulmuş, bu akşam da şöyle bir ovarsın de mi?“ deyince ben; ´´Tabi baba ovarım nolcak.“ diye cevap verdim. Son günlerde ikimizden başka canlı kalmamış gibi duran bu evde kaynatamIa daha bir yakınlaşmıştık. Doğrusu kocamla ayrı düştüğümüzden beri bir erkeğin yakınlığına olan ihtiyacım hele son zamanlarda oldukça artmıştı. Elbette kocamın babasıyla o anlamda bir yakınlık sözkonusu değildi ama yine de ona dokunmak ya da onun temasını hissetmek oldukça hoşuma gidiyordu. Yemeğimizi yiyip ben döşekleri açtıktan sonra kayınbabam uzun donu ve fanilasıyla ağrıyan sırtını ve bacaklarını ovmam için döşeğe uzandı. Geceliğimi sofada giydikten sonra derin derin uyuyan kaynanamın üstünü örtüp, yüzükoyun uzanmış olan kayıbabamın sırtına çöktüm. Ensesini parmaklarımla gevşetip geniş omuzlarını kuvvetle sıktığım adamın bir dirhem yağ bulunmayan erkek güzeli vücudunu bütün gücümle ovalarken, harcadığım yoğun çabadan dolayı boynumdan memelerime doğru sicak terlerin aktığını hissediyordum. Sırtından bacaklarına geçtiğimde kayınbabam; ´´ Oyy kurban olduğum kınalım ellerin dert görmesin nasıl iyi geliyor “ dedikçe ben daha bir coşuyor, adamın ayaklarından baldırlarına doğru bütün gücümle sıvazlayarak ovup, ellerimin altında oldukça gevşemiş görünen erkeğin memnuniyetini artırmaya çalışıyordum. Bir müddet sonra ellerim iyice yorulmuş, hareketlerim yavaşlayıp artık ovmak değilde neredeyse okşamak gibi bir hal almıştı. Yorgun adamcağız da hiç sesini çıkarmıyor, neredeyse uyumak üzereymiş gibi görünüyordu. Son bir defa daha bacaklarını ovalayıp bitirme niyetiyIe uyuklayan adamın baldırlarını kavradım. Aralık duran bacaklarının arasına soktuğum parmaklarım aniden sert bir yumruya dokununca bilinçsiz bir hareketle elime değen nesneyi avucumda sıktım. Yarı karanlık odada şöyle bir bakıp kasikIarindan bacaginin dizine yakın böIümüne doğru uzanan, elimin içindeki kalın borumsu seyin ne olduğunu anladığımda biraz geç olmuştu. Telaşla elimi kaçırıp emin olmak için tekrar dikkatle baktım. Adamın uzun don paçasından fırIamış, kalın bir hortuma benzeyen erkeklik organının kocamdan çok iyi bildiğim biçimini hemen tanırken, bir anda yüzümde hissettiğim ateş basmasıyla birlikte kayınbabama baktım. Yüzükoyun yattığı yumuşak döşeğe serilmiş olan erkek uykudaymış gibi muntazam nefes alıp veriyordu. Belki de, adamcagizin uyku halindeyken biIinci dışında başına gelmiş olan bu durumun tek farkında olanı bendim. Kocamla en son birlikte olmamızdan bu yana aylar geçmişti. Tamamen uykuya yattığını sandığım kadınlık duygularım kayınbabamın dikiImiş erkekliğini görünce aniden canlanmış, gözlerimi alamadığım diri erkeklik organının tahrik edici görüntüsü kasıklarımı yangın yerine döndürmeye başlamıştı. Kendime engel olamadığım bir içgüdüyle bacaklarının arasında çok çekici görünen sert kamışa arada bir hırsızlama dokunup, hafifçe okşayarak bir müddet daha heyecan içinde baldırlarını ovmaya devam ettim. Öyle bir an geldi ki rahatlamama neden olacak bir sonuç almamın imkansız olduğu bu durum hem cinseI açIık içinde kıvranan bedenime, hem de ruhuma ızdırap vermeye başladı ve ovmayı bıraktım. Işıkları söndürüp, kasıklarımdaki yakıcı sıcaklıkla birlikte döşeğime gidip uzanırken, kendimi toparlayabilmek için derin derin nefesler alıp veriyordum. Öylesine sıcak bir temmuz gecesiydi ki bedenimin yangını bir yandan, gecenin boğucu sıcağı bir yandan, hayli bunalmışım. Biraz rahatlarım umuduyla üstümden geceliğimi çıkarıp atarken kayınbabamın; ´´ Az daha ovsaydın ya kurban olduğum “ diyen sesiyle irkildim. İtaatkar bir şekilde ve aceleyle; ´´Peki baba “ derken bir yandan da sütyen külot halimle lambayı açıp geceliğimi buIup giymemin imkansız olduğu gerçeğiyle kıvranıyordum. Kayınbabam; ´´ Dur hele ben o döşeğe geleyim“ dedikten sonra bir anda yanımda bitip döşeğime uzandı. Ne yapacağımı bilmez durumda, karanlığın gizlediği yarı çıplak halimle adamla aynı döşek üzerinde kalakaldım. İşime devam etmemi bekleyen kayınbabamın üstüne çıplak bacaklarımla oturmaya cesaret etmekten çekinip bir an durakIadıktan sonra, kendi uzun donundan benim çıplaklığımı hissedemeyeceğini umut ederek usuIca oturdum. Ancak erkeğin muntazam biçimli sert ve yuvarlak kalçaları tam kadınlığımın ince bir külot parçasıyla örtüldüğü zevke duyarlı yerlerine baskı yapıyor, bu uyarıcı temas beni ister istemez oturduğum yere sürtünmeye zorluyordu. Artık adamı ovuyormuydum yoksa aldığım günah dolu hazzı artırmaya mı uğraşıyordum doğrusu hiç bilincinde değildim. Biraz sonra kayınbabam; ´´ Döneyimde biraz da öyle ov“ deyince, kendimi dönmesine fırsat verecek kadar, hafifçe yukarı kaldırdım. Sırtüstü döndüğünde karanlığa rağmen çıplaklığımı farkedebileceği endişesinin yarattığı gerginlik içinde, tekrar bacaklarına oturup göğüs kaslarını ovmaya devam ettim. Ancak bu defa biraz önce beni şehvet krizine sokan dipdiri erkeklik organının varlığını farkedemeyişim, az önce yaşananların erkeğin uyku sırasında istem dışı olarak başına gelmiş bir durum olduğu hakkındaki kanımı güçlendirmeye başlamıştı. Omuzlarına erişebilmek için bacaklarından kalkıp karnına doğru ağırlığımı vermeden oturayım dedim, demez olaydım. Adamın alttan yukarı doğru dikilip göbeğine yapıştığı için o ana kadar karanlıkta farkedemediğim, neredeyse iri bir patlıcanı andıran erkeklik organının sert ve şişkin gövdesi tam hassas kadınlığımın girişine dayanınca elektrik çarpmış gibi bütün vücudum titredi. Altımdaki erkeğin pencereden giren bulutlu havanın zayıflattığı ayışığıyla aydınlanan yüzüne acele bir bakış atarken, gözlerinin kapalı olduğunu gördükten sonra dikkatimi altımdaki ayartıcı uzva çevirdim. Karnına yapışmış halde en az on santim donundan dışarı çıkmış olan kalın erkekliğin iri başı, tam o anda canIanan ayışığının yansımasıyla pırıl pırıl parlıyor, şişkin görüntüsü adeta dokunsam patlayacakmış hissini veriyordu. Yaşadığımız bu sürpriz aykırılığın devam etmesinin dayanılmaz çekiciliğiyle dibinden usuIca kavrayıp harika dokusunu eIIerimde hissettikten sonra istifimi bozmadan kayınbabamın karnına yapışık duran kamışının üstüne oturdum. Eğilip omuzlarını ovaladığım adamın kendini belli belirsiz bir şekilde bana doğru bastırdığını hissedebiliyordum. Aç kadınlığımı altımdaki muhteşem kabarıklığa bastırarak alev alev yanan zevk deliğimden sızıp külodumun ağ kısmını cıvıklaştıran kaygan ıslaklığı erkeğin iyice dışarı fırlayan organının baş kısmına bulaştırdım. Artık altımdaki erkeğin uyumadığına, son yarım saattir yaşadığımız aykırılığın başından beri benimle suç ortaklığı yaptığına emin olarak, kocamın babası yani kayınbabamla yaşadığım sessiz günahın tadını çıkarabilirdim. Kalın kamışının gövdesini cinsel açlık içinde kızışan kadınlık organımla ezdiğim erkek, kendini mütemadiyen hafif hafif yukarı kaldırıyor, ben de onun bastırmalarına kalçalarımı oynatarak cevap veriyordum. Artık dayanacak halim kalmamıştı. Hafifçe üstüne uzanır gibi bir pozisyon alırken külodumu çıkarıp attım. Elimle başından tuttuğum kalın organı kızgınlıkla ıslanıp kayganlaşan deliğime yerleştirip aldığım zevkle inlememek için kendimi zor tutarken, kalın aşk mızrağını iri koçlarının temasını hissedene kadar içime soktum. Kalçalarımı ahenkle çevirip yavaş hareketlerle inip kalkmaya bir müddet devam ettikten sonra boşalacağımı hissederek hareketlerimi hızlandırdım. Az sonra beynimde volkanlar patlamaya, gözlerimin önünde yıldırımlar çakmaya başlamıştı. Sütyenimden fırlayan sağ mememi altımdaki erkeğin yarı açık ağzına bastırırken, kendimden geçmiş durumda tırnaklarımı sıkı sıkı sarıldığım adamın sırtına geçiriyordum. Aylardır cinsel doyuma hasret kalan bedenim dakikalar boyu zevkle kasılmaya devam etti. Saatler sürmüş gibi gelen uzun bir zevk sarhoşluğundan sonra kendime geldiğimde altımdaki zina ettiğim erkeğin hareketsizliğinin farkına varınca hala uyuyor gibi görünmeye çalıştığını anladım. Sanıyorum kayınbabam büyük günahımızla açıkça yüzleşebilmeye henüz hazır değildi. Ben de şimdilik yaşadıklarımızın hiç yaşanmamış gibi kalmasının ikimiz için de daha iyi olduğunu düşünüyordum. Hala, zevkle sızlayan deliğimde duran kalın organının heyecanlı bir yürek gibi attığını hissedebiliyordum. Demir gibi sertliğini kaybetmemiş olmasından dolayı henüz boşalmadığını sanmama rağmen, üstünden kalktığımda içimden sızan bereketli dölleri bacaklarımdan sızdığında bu adamın tam bir aygır olduğunu düşünmeye başlamıştım. Uyuyan, ya da uyur gibi görünen kayınbabamın iri kamışını külodumla sildikten sonra diğer döşeğin üstüne büyük bir rehavetle serilerek doygun bedenimi aylardır özlemini çektiğim tatlı bir uykuya teslim ettim.
Ertesi gün birlikte tarlada çalışıyorduk. Bir ara ben yorgunluktan tutulan belimi tutup, şöyle bir geriye doğru gerinince kayınbabam; ´´ Yoruldunmu kınalım? Sen meraklanma bu akşamda ben seni güzelce bir ovarım“dediğinde duyduğum heyecandan bir an nefesim kesildi. Nutkum tutulmuş bir şekilde saf saf; ´´ Zahmet olmasın baba“ diyebildim. Doğrusu dün geceki hırsızlama düzüşmeyi saymazsak o güne kadar kocamdan başka hiçbir erkek eli bedenime değmemişti. Bundan sonraki ilişkimizin farklı olacağına dair, dün yaşadıklarımıza hakkında aramızda hiçbir imalı söz geçmemiş ve sanki dün başımızdan geçenler benim tek başıma yaşadığım bir rüyaymışcasına herşey esk**en olduğu gibi devam ediyordu. En azından bugün için…
Gece olduğunda, kayınbabamın duyarlı ellerinin okşamayı andıran tahrik edici temaslarına, dokunulmaya hasret kalan bedenimin engel olamadığım zevk titremeleriyle cevap vermesi üzerine herşey değişti. Sıyrılan geceliğimle birlikte ortaya çıkardığı çıplak bacaklarımın kalçalarımla birleştiği yere ata biner gibi oturmuş olan kayınbabam güçlü elleriyle sırtımı ve belimi yumuşak hareketlerle sıkıyor, arada sırada ellerini göğsüme doğru uzatıp dolgun memelerimin yanlarını okşar gibi yaptıktan sonra çekiyordu. Adamın sertleşen iri kamışının kalçalarımda hissettiğim baskısı zevkle mayışmama neden olurken bir an önce içime girmesi arzusuyla kıvranmakta, bilhassa memelerime dokunduğunda aldığım zevkten dolayı ağzımdan hafif iniltilerin çıkmasına engel olmada başarısız kalmaktaydım. Belime toplanan geceliğimin işini zorlaştırdığını söyleyen kayınbabam soyunursam daha rahat edeceğimizi söyleyince bunun ne anlama geldiğinin farkındalığıyla itiraz etmeden, hatta aceleci bir hevesle başımdan sıyırdığım geceliği kenara attım. Sütyenimin kopçalarını da bana sormaksızın kendisi çözen adam, şimdi ellerini alenen göğüslerime doğru uzatıp, avuçlarına aldığı memelerimi yoğurup, uyarılmış meme başlarımı parmaklarının arasında sıkıyor
buna karşıIık ben aldığım zevkle kıvrım kıvrım kıvranıyordum. Bir an ayağa kalkan erkek tekrar üstüme çöktüğünde, önündeki sert organının yakıcı sıcaklığını aniden bacak aramda hissettim. Aydınlık odada hemen yanıbaşımızda yatan kaynanamın yanında kayınbabamla düzüşmek üzere olmak, bana o güne kadar sevişmekten aldığım zevkin çok ötesinde yoğun heyecanlar yaşatmaktaydı. Soluklarının sıklaştığını hissettiğim adam kalçalarımı okşarken ani bir hareketle külodumu bacaklarımdan çekip çıkartarak kalın organını kadınlığımın kayganlaşan girişine dayadı. İçimi zevkle kavuran sertlikte bir zorIamanın ardından sert organı yavaşça içimde yol aldıktan sonra iri koçlarının bacak arama dayandığını hissettim. Belimden tutup beni dizlerimin üstünde domaltan erkeğe kaIçaIarımı havaya dikerek uysaIca itaat ettim. Muhteşem erkekIiğini ihtiyaç içindeki yarığımın girişine dayadığında zevkle kapattığım gözlerimi bir an için açtığımda az ötemizdeki divanda uyuduğunu sandığım kaynanamla göz gözeydik. Konuşma ve hareket etme yetisini kaybetmiş olan kadın meraklı bakışlarla bizi izliyor ama hiçde suçluyormuş gibi görünmüyordu. Duyduğum aşırı şehvet hissiyle karışan utanç duyguları içinde kaynanamla bakışırken arkamdaki adamın sertçe içime giriş çıkışlarına dayanamayarak ağzımdan çıkmasına engel olamadığım bir çığlıkla birlikte boşalmaya başladım. Uzun süren sarsılmalarım tükenip kapattığım gözlerimi tekrar açtığımda kaynanamın yeniden uykuya dalmış olduğunu gördüğümde bu güne kadar ona ait olanın bundan böyle benim olduğunun onun tarafından da onaylandığını duygusuyIa rahatladım. Artık kayınbabam benim erkeğim, ben de onun kadını olmuştum. Herşeye rağmen bu ilişkimiz hasta kaynanam hariç diğer tüm gözlerden uzak yaşanmaya mahkumdu. Gece oldumu, kaynanamın uyumasını bile beklemeden, hatta gördüklerine ve duyduklarına herhangi bir tepki vermekten uzak kadının gözleri önünde büyük bir açlık ve şehvetle birbirimizin kollarına atılıyor, saatlerce doya doya düzüşüyorduk. Birlikte yatmaya başlayalı üç dört ay olmuştu ki hamile kaldığımı farkettim. Aynı günlerde bir sabah kaynanam yatağında son nefesini verdi. Cenazeden sonra tamamen başbaşa kaldığım yeni erkeğimle öylesine tutkulu bir beraberliğimiz vardı ki, bu saatten sonra birbirimizden vazgeçebilmemiz mümkün değildi. O´ da ben de karnımdaki bebeği istiyorduk. Köy yerinde kocası hapisteki avradın gebe kalmasını ahalinin hemen nasıl yorumlayacağını bildiğimizden, benim rahmetli anam babamdan kalma tarlaları ve kayınbabamın, yani yeni erkeğim Hüsnü´nün malını mülkünü kasabadaki bir simsarın aracılığıyla iyi fiyatlarla satıp İstanbula göçerek yeni bir hayata başladık. Kocamdan, o cezaevindeyken boşanmak için mahkemeye başvurdum. Ancak hapiste yine bir kavgaya karışan benim talihsiz eski erkeğimin bu defa kendisi bıçaklanıp aşırı kan kaybından dolayı can verdiğini öğrendiğimizde içimiz yandı. Bir süre bu acı olayın etkisi altında tadımız kaçtı ama ikinci çocuğumuzun doğumundan sonra evimiz yine eskisi gibi şenlendi. resmi nikah yapıp evlendiğim kayınbabam köydeki babasından kalan büyük arazileri de sattıktan sonra öyle büyük bir para elimize geçti ki, taparcasına sevdiğim erkeğimin bir daha hiç bir zaman çalışmasına gerek kalmadı.
Çocukları okul servisine bindireli yarım saat kadar olmuştu. Ben sizlere uzun zamandır yazmayı düşündüğüm anılarımla ilgili bu satırları güneşli bir havada, açık pencerenin pervazına yaslanmış durumda kaleme almayı sonlandırırken aynı anda yan dairede oturan güzel komşum Aysel´le camdan cama laflıyor, arkamdaki perdenin arkasında kalçalarımı okşayan ` `eski kayınbabam` şimdiki kocam ise beni düzmek için hazırIanıyordu

kadın kumar borcunu ödedi

Merhaba değerli  sex hikayeleri okurları   Kapının zili çaldığında genç kadın banyodan henüz çıkmıştı. Kapıyı açmadan önce kim olduğunu sorduğunda aldığı yanıt üzerine kocasından güzel bir haber gelmiş olmasının heyecanıyla kapıdaki adamı içeri davet etti. Başına sardığı havlu ve teninin banyodan sonra oluşan pembeliği, onun az önce banyodaki çıplaklığının mahremiyet anlarını haince ele veriyordu.Erkek içeri girerken kadının çekici bedenine yutkunarak bakıp utangaç bir tavırla başını eğerek oturma odasına doğru yürüyen kadını takip etti.
Kadının Amerika´ya göç etme hayalleri kuran kocası Karaiplerde turistik yolcu seferleri yapan lüks gemilerde garson olarak işe başlayalı iki yıldan biraz fazla bir zaman geçmişti. Bu süre içinde yanlızca iki kere izne gelebilen adamın çalıştığı işten memnun olup Amerika´ya yerleşme planlarından vazgeçmesini, hayat hakkında fazla düşünmeye yetebilecek kadar vizyona sahip olmayan kadın da kabullenmiş, kocasından ayrı olmasına rağmen onun gönderdiği paralarla yaşamını sürdürmeğe devam ediyordu. Ancak bu gönderilen paralar hayat standartlarını yukarı çekmek için planladıkları düzeye bir türlü ulaşamıyordu. Kocasının durumunu olgunlukla karşılayan Sibel ona zorda kaldığı anlarda gereken desteği vermeye çalışmakta, hatta bazen birhayli özverili olmak durumunda kalmaktaydı.
Recep, cebinden çıkardığı mektubu kadına uzatırken kadının yeşil gözlerine bakmamak için gözlerini yere dikmişti. Kocasından gelen mektubu bir solukta okuyan Sibel, Ali´nin bir miktar parayı kendisine verecek olan Recebe borçlu olduğunu ve bu borcun hatırı sayılır bir miktarı içerdiğini, İstanbul´da olduğu gece onlarda kalabileceğini ve erkeği memnun etmek için eIinden geIeni yapacağına inandığını belirten satırları okuduktan sonra, anIayışIı ama durumdan memnun değilmiş gibi bir havada Recebe dönerek, aç olup olmadığını sordu. Adam tok olduğunu söyIeyip cebinden çıkardığı zarfı kadına verdikten sonra, bavulunu açıp güzel bir ambalaj içindeki küçük bir paketi uzatarak ´´Bu sizin için naçizane bir hediyem “ dedi. Sibel elini yakan bu hediyeyi titreyen elleriyle uzanarak alıp yüzü mahcubiyetten kızararak teşekkür ettikten sonra erkeğe yorgunsa hemen yatabileceğini söyledi. Recep´in yüzü tıpkı Sibel gibi kızarırken zahmet olmazsa bunun iyi bir fikir olduğunu söyledikten sonra yatak odasına doğru kendine yol gösteren kadının arkasından yürüdü. Yatak odasının kapısından içeri girerken büyük bir açlıkla önünde yürüyen kadının yuvarlak kalçalarını inceIiyordu. Makyaj masasının üzerindeki düğün resimlerinin varlığı kadının huzurunu kaçırmış gibi resimleri ters çevirmesini anlayışla karşılayan misafir adam ayakta kadını beklerken, Sibel kocasına ait olduğu anlaşılan pijamaları Recebe vererek yatak örtüsünü kaldırdıktan sonra odadan çıktı. Recep soyunup pijamaları giymeden yatağa girdiğinde uyumak için bir hayli erken olduğunu biliyor, bu sıkıntılı anların biran önce bitmesi umuduyla yorganın altına kıvrılmış bir halde bekliyordu. Yarım saat kadar sonra karanlık odaya sessizce giren kadının soyunurken çıkardığı sesleri dinlerken soluğunu tutan Recep, kadın yorganı kaldırıp varlığını yatağın içinde hissettirince dönüp dişinin çıplak bedenine sarıldı. Sibel hiç kıpırdamadan yatıyor, bir an önce adamın işini bitirmesini bekler gibi görünüyordu. Kadının sıcak teninin damarlarındaki kan akışını hızlandırmasının verdiği cesaretle sarıldığı dişininin çıplak bedenini görebilmek için uzanıp ışığı açan Recep yorganı üstünden çekince kendisinin hediye olarak getirmiş olduğu , kadınlığının dolgun dudaklarını cömertçe gösteren şeffaflıktaki beyaz külodun tahrik edici görüntüsü karşısında afallamış bir durumda yutkunurken bir elini kadının külodunun içine sokup diğer eliyle birbirine yapışık duran iri memelerine uzandı. Kadın başını hafifçe yana çevirmiş, kendisine yapılanlara suç ortağı olmak istemezmiş gibi bir havada yandaki duvarı seyrediyordu.
Ali´nin daha İstanbuldayken başlarına bela olan kötü bir alışkanlığı vardı. Kumar. Bu vazgeçemediği tutku yüzünden birçok defa altından kalkamayacağı borçların altına girmiş ve sonunda bir gün elindeki senetlerle eve gelen belalı bir adam borçların karşılığında Sibelle yatmak isteyince Ali karısını güçlükle ikna ederek başlarındaki bu belayı en azından o an için savmıştı. Ama kocasının borçlanmaları hiç bitmiyor ve Sibel Ali´nin gemide beraber çalıştığı arkadaşlarına olan kumar borçlarını da onlar İstanbula geldikçe ödemek zorunda kalıyordu. Tıpkı şu anda olduğu gibi.
Erkeğin iri eIIeriyIe hoyratça sıktığı memelerini büyük bir açlıkla emip, dirilmiş kamışını mütemadiyen kadınlığına sürtmesi sonucunda genç dişinin sevişmeye hasret bedeni istemediği halde tepki vermeye başladı. Erkeğin kadınIığına bastırdığı sertliği daha fazla hissedebilmek için kalçalarını havaya kaldırmaya başlaması üzerine Recep kadının külodunu bir çekişte çıkararak telaşla bacaklarının arasına yerleşti. Kor haline gelmiş kalın bir mızrağın kızışmış deliğinden geçip, ta derinlerine saplandığını hissettiğinde genç kadın bacaklarını üstündeki adamın kalçalarına sararak içine sokulduğu bu duruma isyan edercesine histerik bir çığlık attı. Sağlıklı bedenindeki erkeklik hormonları tavan yapan erkek azgın bir boğa gibi kamburunu çıkartmış, dar kalçalarını sürekli olarak altındaki dişinin bacak arasına doğru indirip kaldırıyordu. Kadına son derece sürpriz gelen bir performansla, yarım saatten uzun bir süre aynı pozisyonda, bedenleri ter içinde kalıncaya kadar dişinin içine girip çıkmayı sürdürdü. Sibel o güne kadar kocası dahil erkeklerle yaşadığı tecrübelerde çok az sayıda orgazm yaşamıştı. Bunun sebebi, başladığı andan itibaren birleşmenin uzun sürmesine olan ihtiyacıydı. Kocası da diğer erkekler de onun ihtiyaç duyduğu sürenin çok altında bir zamanda boşaldıkları için boşaIma ihtiyacı içindeki dişi genellikle tatmin olamadan yataktan kalkar, ardından saatlerce kıvranır dururdu. Üstündeki adamın üstün erkeklik gücüyle sarhoş gibi olan genç kadın kasıklarında hızla yol alan yakıcı sıcaklık beyninde amansız patlamalara dönüştüğünde üstündeki erkeğe sıkı sıkı sarılarak tırnaklarını sırtına geçirip zev çığlıkIarı atmaya başladı. Kadının verdiği coşkulu tepk**en etkilenen erkek daha fazla kendini tutamayarak kalçalarından kavradığı dişinin içine boşalırken, birbirlerini hiç tanımayan çift ilk defa oIarak hayranIık doIu bakışIarIa gözgöze geIdiIer. Dakikalar sonra vücutları gevşeyip sinirIeri boşaIınca ikisi birden önce kıkır kıkır, sonra da kahkahalarla gülmeye başladılar. Akşamdan beri gerilen sinirleri ulaştıkları tatmin duygularıyla öylesine gevşemişti ki, keyifle birbirine sarılan çift içten kahkahalarıyla birbirlerini kutluyormuş gibiydiler. İlk sakinleşen erkek oldu. Başını adamın güçlü omuzuna yaslamış, hala kıkırdamakta olan kadının dudaklarına sevgiyle dolu ateşli bir öpücük kondurduğunda kadın gülmeyi kesip, erkeğe aynı şekilde karşılık verdi.Sabaha kadar süren ihtirasIı sevişmelerinin sonunda yorgun bedenlerini birbirine yapıştırıp, yeni günün ilk ışıkları onların geleceklerine dair beklenmedik seneryolar yazmaya başlarken, derin ve mutlu bir uykuya daldılar…

tatilde olgun kadını yarrağa doyurdum

Merhabalar,   değerli  okurları  öncelikle kendimi tanıtayım.. İstanbul’dan Kemal ben. 25 yaşında 1.78 boyunda esmer ve yakışıklı bir gencim. Hikayemin bir konusunun olmasında eminim bunun da bir payı vardır.
2010 yılının temmuz ayında Aydın-Akbük’de keyif yapıyordum. Her sabah düzenli olarak gittiğim beachclub o gün de gençlerle-28 yaş ve altı-doluydu.. Plajda bir göz gezdirince 35lerinde ve oldukça çekici bir vücuda sahip güzel bir kadın dikkatimi çekti. Yakınlarda bir şezlong aradım, çok yakın bir tane buldum ve yerleştim. Hava mevsimin normaline göre bile sıcaktı. Kızgın kumdan ayaklarımı çıkardığımda yüzümde bir tebessüm belirmiş olacak ki ilgi odağımın hoşuna gitti ve gülümsedi. Tekrar tebessüm ettim ve “merhaba” dedim. Kum ateş gibi ama acı olmadan zevkin tadına varamıyoruz sanırım, dedim. T-shirt ümü çıkardım ve beklediğim cevap Elif’in gördüğü vücutla birlikte ayarladığından biraz daha sesli çıktı. Zaman zaman acıyla zevk birbiriyle aynı manaya gelebiliyor, dedi ve iç çekti. Alıcı gözüyle beni baştan aşağı süzüyordu ve ben gerçekten tahrik oluyordum bu bakışlarla. Bir an ne söyleyeceğimi bilemedim ve bakışlarına aynı bakışlarla cevap verdim. Katılıyorum sanırım, dedim ve Elif kahkahayı patlattı. Elimi uzattım.. Kemal ben, narin ve güzel el uzandı elimi okşarcasına sıktı “Elif ben de, memnun oldum” dedi. Memnuniyetim yüzümden okunuyordur eminim, dedim. Bir süre daha konuştuktan sonra birlikte denize girdik. Denizde klasik flörtler bile Elif’leyken tecrübesiz yeni yetmeler gibi heyecanlandırıyordu beni.
Teklifsiz bir roleplay başlattı Elif. Yeni sevgililer gibi elele açılmaya başladık. Su boyumuzu aşıyordu artık. Estetik bir yüzüşü vardı, ters dönüyor bana bakıp gülümsüyor yüzüme su sıçratıyordu. Ben de dalıp arkasından çıkıyor mızıkçılık yapmayarak oyunlarına eşlik ediyordum. Bir ara aynı anda daldık ve sualtında karşılaştık. Uzanıp beni kendine çekti ve dudaklarıma yapıştı. Suyun altında ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık, su bizi tekrar yüzeye çıkarana kadar devam etti bu. Suyun yüzeyinde bir anlık sessizlikten sonra “Tekrar dalalım, ama bu sefer daha derine”, dedim. Paşamızın hoşuna gitmiş bakıyorum dedi ve ekledi “nadiren rastlarım güzel öpüşüyorsun gerçekten”, gururum okşanmıştı, durur muyum?… Senin kadar çekici ve kışkırtıcı bir kadınla ilk defa karşılaşıyorum, dedim. Peki, dedi. Yaklaştı ve yarrağımı avuçladı. Deniz soğuktu ama yarrağım alev alev yanıyor nabız gibi atıyordu. 20 cmlik yarrağımı avuçladıktan sonra söylediği şey hala kulaklarımda, “Potansiyel var”. Beni bağırta bağırta sikmeni istiyorum, becerebilir misin? diye sordu. İstediğin buysa beklentilerini aşarım bile, dedim. Tamam o zaman, denizi boşver daha samimi bir yere gidelim, dedi. Denizden çıktık, toparlandık ve yürümeye başladık.
Aklında bir yer var mı? Yoksa bana geçelim, dedim. Farklı birşeyler yapalım, dedi ve ekledi araban var mı? Birazdan yola çıkmıştık. Issız biryer arıyorduk diye düşünüyordum. Ama Elif uzanıp şortumu sıyırdı ve iri yarrağımı avuçladı. Sıcacık dili yarağımın başına değdiğinde keyifli bir inlemeyle elimi direksiyondan çekip saçlarına yapıştım. Elif tek hamlede köklemişti yarrağımı, saçlarından iyice bastırarak deli gibi inledim. Nutkum tutulmuştu. Ağzıyla beni sikiyordu resmen. Biraz sonra lezzetli bir ımm sesiyle “tuzluymuş” dedi ve güzel dişlerini göstererek gülümsedi. Dudaklarına yapıştım ve rüya gibisin, dedim. Yarrağımı hoyratça sıkıp çekerek “Emin ol gerçeğim” dedi. Gülüştük ve tekrar yapıştım dudaklarına. Elif kucağıma uzandı tekrar.. Elinde gerçekten ilgisini çeken birşey tutuyordu ve hakkını vermek için de elinden geleni yapıyordu. Taşaklarımı yalıyor, onları ağzına alıyor içeride diliyle oynatıyor, yarrağımın başını avucuyla okşuyordu durmadan.
Dayanamıyordum artık. Gözüme yel değirmenleri takıldı. Uygun bir yer arıyordum, ama yakın da olsun istiyordum. Bir ara-yola saptım ve çok sürmeden uygun, kuytu bir yer kestirdim gözüme. Artık sıra bendeydi. Arabadan çıktım, sert ve kararlı adımlarla Elif’in kapısına ulaştım. Kapıyı aç, Elif’in koluna yapış, aceleyle çıkmasını sağla, sıcak kaputa yüz üstü yasla… İşte sabırsızlıkla beklediğim manzara karşımdaydı. Elif’in taş gibi şekilli ve dolgun kalçaları. Aklım çıkacak gibiydi. Kulaklarıma kan hücum etmiş alev alev yakıyordu. Bikinisini sıyırdım ve elimi bacaklarının arasına daldırdım. Saçlarına sıkıca asıldım geriye doğru çekip boynunu ortaya çıkardım. Yarrağımı amcığına yaslayıp sürtmeye başladım, içim gidiyordu sokmaya. Sol elimle şekilli ve avucuma oturan göğsünü okşamaya, sağ elimle de çenesini tutup geri çekerek boynunu, kulaklarını emmeye başladım. Neredeyse olacakları düşünerek boşalacaktım. Elif öyle tatlı öyle keyifle inliyordu ki sikim kazık kesilmişti, beklersem çatlayacak gibi hissettim ve domaltıp köküne kadar içine girdim. Amcığı ateş, sırılsıklam ve yumuşacıktı. Zevkten çıldırıyor çatır çatır sikiyordum Elif’i. Elif de ortalığı yıkarcasına inliyordu. Kalçalarını tokatlıyor, göğüslerini sıkıyor saçlarını çekiyordum. İkimiz de deliler gibi zevk alıyorduk. Belini sertçe kavradım, var gücümle çakıyordum artık. Doruğuma ulaşmıştım ve böğüre kasıla boşalmaya başladım. Elif diz çöküp ağzına aldı benim ufaklığı. Tek damlasını bile ziyan etmek istemiyordu ve hepsini zevkle yalayıp yuttu.
Bittin mi? diye sordu. Cevap vermeme fırsat kalmadan ayağa kalktı, göğsümden iterek beni kaputa oturttu. Önümde diz çökmüştü tekrar. Bu kadın beni gerçekten çok tahrik ediyordu. Sol eliyle bacaklarımı göbeğimi okşuyor, sağ eliyle sikime masturbasyon yaparak somuruyor, ısırıyor ve emiyordu. Çok geçmeden sikim taş gibi oldu. Sağ eliyle sikimi sıvazlayarak, bu kadar mı bağırtacaktın beni?, dedi. Tehditkar bir tonla; Daha fazla!, dedi.
Erkeklik damarım kabardı, kanım kaynadı. Sikimi avuçladığı elini tutup ayağa kaldırdım sertçe. Arabaya sırtüstü yasladım ve bacaklarını aralayıp önünde diz çöktüm(önünde diz çökülesi kadındı gerçekten :)  Tek bacağını omzuma alıp sağ elimin iki parmağını ıslak amcığına soktum ve klitorisini ağzıma alıp emmeye başladım..İlk inilti muhteşemdi, ben yaladıkça Elif’in inlemeleri çığlıklara dönüşüyordu. Tadı yumuşak ve lezzetliydi. Dilimi ıslak amcığına soktum ve tadına daha fazla vardım. Biraz kendi keyfime daldıktan sonra toparlandım ve Elif’i bağırtma hazırlıklarıma başladım. Amcığından dilimi çıkardım ve götüne soktum. Götüne dilimi sokuyor içeride oynatıyordum.( O zamana kadar tanıdığım tek bir kadınla bu kadar ileri gitmiştim. Ama Elif’i gerçekten tahrik etmek istiyordum.) Amcığını parmaklayarak, götünü yalayarak bayılacak hale getirdim Elif’i. Zevkten uçuyordu sanki. Saçlarımı çekiyor, başımı avuçluyor sertçe bastırıyordu kendine. Kollarımı tırnak izleriyle doldurdu. Hiçbirşeyi düşünmüyorduk artık. Elif çığlıklar atarken ayağa kalktım ve sertçe amcığına girdim köküne kadar. “Sik beni erkeğim, çatır çatır sik, zımbala beni parçala beni diye inliyordu. Elif’i domaltıp sikmeye devam ettim. Parmağımla yumuşamış götünü sikiyordum diğer taraftan. Artık bağırtma zamanıydı. Beline bastırıp iyice arabaya yapıştırdım Elif’i ve yarrağımı sıcacık amcığından çıkarıp götüne soktum. Önce başı sonra yavaşça gövdesi ve nihayet köküne kadar. Sanırım Elif sevişmemizin başından beri ilk defa bu kadar zevkle inlemişti. Gir çıklarım başladığında çığlıkları öylesine yükselmişti ki biran nerede olduğumuzu hatırladım ve içimi bir korku aldı. Elif’in elimi tutup beni kendine çekmesi ve “daha sert, daha hızlı” demesiyle tekrar kayboldum. Artık hiçbirşey umrumuzda değildi sanırım. Çılgınlar gibi sikişiyorduk. Gören olsaydı eminim sadece seyrederek bile boşalabilirdi. Gir çıklarım hızlandı ve sertleşti. Belini sertçe kavramış, sabit ritmle çatır çatır sikiyor arada kalçalarını sertçe tokatlıyordum. Her zamanki gibi içimdeki hayvan uyanmıştı. Hareketlerim Elif’i çileden çıkarıyordu. Artık çığlıkları düzensiz soluklar ve iniltilere dönüşmüştü. Kasılıyordu, ama ne kasılma çifte boşalma yaşıyordu. Hem anal hem vajinal. Bacakları titremeye başladı, ve keskin bir çığlıkla doruğa ulaştı. Öylesine tahrik olmuştum ki ben de kasılmaya başladım,sertçe girip çıkarak böğürerek volkan gibi patladım. Sanki uçaktan atlamış boşlukta süzülüyordum. Elif daha fazla dayanamadı ve dizlerinin üstüne çöküverdi. Bacakları titriyordu hala.
Yanına çöktüm, arabaya sırtımızı yasladık ikimiz de. Yüzündeki titrek gülüşe bir daha hasta oldum ve yumuşacık olmuş dudaklarına tekrar yapıştım. Gerçekten mükemmel bir deneyimdi. Uzun bir süre ikimiz de konuşmadık. Öpüştük, gülüştük, bir ara şarkı mırıldanmaya başladık. Diğer arkadaşlar gibi sonrasında neler olduğunu anlatmayacağım. İlklerin heyecanı her zaman bambaşka. Herkese mükemmel ilkler diliyorum hoşçakalın
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.